CUMHURBAŞKANIMIZ GELİYOR
CUMHURBAŞKANIMIZ GELİYOR

Tokat’ımızda 14 Ocak Pazar günü (yarın) Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan’ın gelişinin heyecanı var. Ak Parti Tokat İl Başkanlığının 6. Olağan Genel Kurulu için Tokat’a gelecek olan Erdoğan, bu vesile ile miting de yapacak.

            Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tokat’a gelişi vesile ile hemşehrilerimizden beklentilerini dile getirenler, Tokat için duymak istedikleri sözleri gündeme getirenler oldu.

YENİ STAT TALEBİ

            Tokatlı gençler, bilhassa Tokatsporlu taraftar gruplarının öncü isimleri, Tokat’a yeni bir stadyum yapılması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bizzat talimat vermesini beklediklerini kamuoyuna duyurdular.

GÜNDEME GETİRİLEN TALEPLER

            Birçok hemşehrimizin gündeme getirdiği talepler arasında konu başlıkları itibariyle şunlar vardı:

*Tokat Havalimanının biran önce bitirilmesi.

*Hızlı Trenin Tokat’tan da geçmesi.

*Çamlıbel Tünelinin yatırıma konulması

*Tokat’ı Karadeniz’e bağlayacak Niksar, Akkuş, Ünye otoyolunun yapılması.

*Şeker Fabrikasının kapanmayacağına dair söz verilmesi ve tarımın desteklenmesi.

*Yerli otomobil fabrikası kurulacaksa, Tokat’ın da göz ardı edilmemesi.

*Organize sanayi bölgelerinde istihdam sağlayıcı, göçü önleyici yatırımlar için teşvik edici olması.

AÇIK MEKTUP VAR

            Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’da Şehir ve STK Zirvesi'nde yapmış olduğu konuşmada “Bizim evlerimiz genişlese de gönüllerimiz daralıyor. Binalarımız yükseldikçe ufkumuz kararıyor" sözlerinden hareketle, Tokatlı hemşehrimiz Yaşar Gençay, bir açık mektup kaleme alarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdi. Tokatlı hemşehrimizin, Cumhurbaşkanı Danışmanı Özlem Zengin’den de bizzat Erdoğan’a ulaşması için aracı olmasını istediği açık mektubunda gerek Tokat’ın gerekse ülkenin BETON YIĞINI olmaktan kurtarılması için talep ettiği kanunun çıkmasını istedi. Yaşar Gençay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tokat’a gelişi vesilesiyle açık mektubunu kamuoyuyla da paylaştı. Orada yazılanlar da şöyleydi:

            “Sn. Cumhurbaşkanım;

            İstanbul’da Şehir ve STK Zirvesi'nde yapmış olduğunuz konuşmada “Bizim evlerimiz genişlese de gönüllerimiz daralıyor. Binalarımız yükseldikçe ufkumuz kararıyor" sözlerinizi duyduğumda, 30 yıldan buyana dile getirmekte olduğum düşüncelerime tercüman olmanızın sevincini yaşadım.

            TOKAT BETON YIĞINI,

            ÜLKEM BETON ÇÖPLÜĞÜ…

            Şehrimizin, ülkemizin en büyük sorunlarından biri şehirlerimizin yaşanmaz durumda olması.

            Aşağıda, çıkmasını istediğim kanunların Türkiye’de en az 50 YIL GEÇ KALMIŞ OLMASINDAN kaynaklanan sorunların verdiği eziyetleri veya çıkmasıyla ilgili faydalarını içeren bir ansiklopedi dolusu yazıları size yazar gönderirim. Ama bu bilinç siz de zaten var, diye düşünüyorum. Olayı uzatarak kafanızı şişirmek istemem.

İş yerleri ve konutların 3 katı geçmemesi,

İmara açılacak arsaların 1 dönümden AZ OLMAMASI,

İnşaat alanlarının yüzde 10’dan YUKARI OLMAMASI,

Yaşam alanlarının olduğu bölgeden motorlu taşıt geçmemesi.

Bu kanunlara uymayanların, ‘Yaş kesen baş keser” misali 1 YILDAN AZ HAPİS CEZASI ALMAMALARI gerektiği…

            Çıkmasını istediğim söz konusu kanunların insana getirisi çok, buna karşı maddi götürüsü ise çok az olacaktır.

            A’dan Z’ye kadar her türlü detayı sizlere sunum yapabilirim. Bu konuyla alakalı olarak şehir plancısı, ekonomist, doktor, esnaf, belediye başkanı, Vali, vatandaş, emekli, çalışan, kültürlü, entelektüel, siyasetçi, Bakan hatta teröristine kadar kısaca ülke ve Dünyadaki herkesimden insana anlatırım ve bana da hak vereceklerdir. Ama maalesef sonuçta LAFTA KALACAKTIR.

            Bunu çözecek bir kişi varsa O DA SİZSİNİZ. Çünkü yetki, etki ve irade, yani bir konuyu başaracak güç sadece ve sadece sizde veya Meclis’te var. Sizin dışınızda bu işi çözerim diyenin sözü ancak GAZOZ AĞACI olur. Uzar gider.

            Siz de bu konuya sırtınızı dönerseniz, sevdiğim bu ülkeyi TERK EDER, GİDERİM.

            Bu kanunlar hayata geçmeli, derseniz bana düşen her türlü sunumu yapmaya, toplu iğne kadar eksiği olmadığına inandığım mahalle, semt, cadde, sokak, köy, belde, ilçe, il, ülke hatta Dünya bazında projelerin olabilirliğini, faydalarını ve bugüne kadar yaşanan zararlarını anlatabilirim, herkesimden kariyer sahibi insana dilimin döndüğünce…

            BİZ BUNU BAŞARABİLİRİZ. Bize düşen sadece başarmak için başlamak. Sizin deyiminizle, ‘KOYUN DEĞİLİZ!”

            Şehirler ZEHİR KUSUYOR. Yaşan insanlara yazık, günah. Bunun vebali bana bir ise, yetkisini kötüye kullanana milyon, yetkisini iyiye kullanmaya sonsuz günah ve vebal olacaktır. Şehirlerde yaşayanların ruh ve beden sağlığı tamamen bozuk.

            Sonuç olarak, her konuda beraber mücadele etmeye, savaş vermeye hazırım, ömrümün sonuna kadar.

 

            Toplum adına… (YAŞAR GENÇAY)”