MEHMET AKİF İNAN ÖLÜMÜNÜN 18.YIL DÖNÜMÜNDE TOKATTA ANILDI
MEHMET AKİF İNAN ÖLÜMÜNÜN 18.YIL DÖNÜMÜNDE TOKATTA ANILDI

Eğitim-Bir-Sen Tokat 1 No'lu Şube tarafından Mehmet Akif İnan'ı ölümünün 18’nci yıl dönümünde çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.

            Bu kapsamda her yıl Tokatta geleneksel olarak düzenlenen Mehmet Akif İnan Koşusu 6 Ocak Cumartesi günü yapıldı. Aynı gün Eğitim Bir Sen Tokat Şubesinde üyelere yönelik olarak düzenlenen Mehmet Akif İnan’ı anma programın da, Eğitim Bir Sen kurucularından, Mehmet Akif İnan’ın yol arkadaşı, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, Mehmet Akif İnan ile ilgili anılarını anlattı. Programa; Tokat Valisi Dr. Ömer Toraman, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, AK Parti İl Başkanı Metin Polat, İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Cemil Çağlar, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Mahmut Özdemir ve çeşitli STK temsilcileri katıldı.            Programın sonunda Eğitim-Bir-Sen Tokat 1 No'lu Şube Başkanı Şaban Ceylan yaptığı açıklama da “Çağın sorunlarına vakıf bilge sendikacı Mehmet Akif İnan'ı ölümünün 18’nci yılında rahmetle anıyorum” dedi.

İNANÇLI VE AZİMLİ

            Mehmet Akif İnan’ın tarihî bir sorumluluk üslendiğini belirten Ceylan, “Medeniyet tasavvurunu bilgi ve düşünce eksenli birikimiyle ortaya koyan, unutulmaz dizeleriyle Kudüs sevgisini diri tutan, öğretmenliğiyle hepimize rol model olan, sendikacılığıyla emek ve özgürlük mücadelemize hayat veren, Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan’ı vefatının 18. yılında rahmetle ve minnetle anıyorum. Mehmet Akif İnan, batılılaşma ihanetinin resmi programa dönüştürülerek dayatıldığı bir dönemde millî değerlerin beslendiği asıl kaynak olan İslâm’ın fikir ve hareket planında yaşanır kılınması için tarihî bir sorumluluk üslenmiştir. Yazılarında, şiirlerinde, konferans ve sendikal hareketinin her aşamasında bağrından çıktığı Anadolu’nun irfanına, özlemine, hasretine, çilesine, öfkesine ve haklı tepkisine tercümanlık etmiştir. Duygulu, cesur, erdemli, öncü, örgütçü vasfıyla o her birimizin onur ve iftiharla yürüdüğü yolu açmıştır. Zamanın karanlık tünellerini her bir aşamasında inançla, azimle, sabırla kat edilerek gelip günümüzden yarınlara uzayan bu yol, milletimizi değerleriyle buluşturacak olan irfan ve medeniyet dünyamıza çıkmaktadır” dedi.

ÖZGÜR RUHLU İNSAN

            Mehmet Akif İnan’ın darbelere, yasaklara, vesayetçilerin bağlantılı oldukları dış güçlere karşı asil bir duruşun sahibi ve temsilcisi olduğunu ifade eden Eğitim-Bir-Sen Tokat 1 No'lu Şube Başkanı Şaban Ceylan, “Babasının kendisine onun hatırasına ismini verdiği adaşı Mehmet Akif Ersoy gibi, istiklal ve istikbali milletin inancıyla kaynaştırarak anlamış, anlamlandırmıştır. Kimliğini ve benliğini şekillendiren bu hakikatin gereği olarak, fikri ve fiili her türlü vesayete, millî iradenin gasp edilmesine, darbelere, yasaklara, vesayetçilerin bağlantılı oldukları dış güçlere karşı asil bir duruşun sahibi ve temsilcisi olmuştur. Batı’nın tahakkümünün ümmet coğrafyasını maddi manevi kuşattığı bir zamanda, Türkiye’de medeniyet değerlerimizi ve irfan köklerimizi tezyif edici, sistemli bir operasyon yapılmıştır. Bir yandan resmi ideoloji siyasi kültürel dayatmalarla yaygınlaştırılırken, diğer yandan bidat ve hurafe yığınına indirgenen İslâm, sosyal hayatın dışına itilmek istenmiştir. İşte tam bu noktada sahip olmamız gereken gerçek kimliğin ve kişiliğin hakikatini Mehmet Akif Ersoy’dan Necip Fazıl’a, oradan Mehmet Akif İnan’a uzanan çizgide yüksek bir bilinç ve hayat pratiğine dönüştüren akımın etkili temsilcisi Akif İnan, öncü bir rol üslenerek tarihî sorumluluğunu yerine getirmiştir. Türkiye’de son yüzyılın düşünce tarihi, iki Akif arasındaki zamanda fikri gelişme ve dönüşümlerden ibarettir dense yanlış olmaz” ifadelerini kullandı.

DİK DURDU

            Sözlerine devam eden Ceylan şu şekilde konuştu: “Akif İnan, kenarda, kıyıda kalıp olanları seyretmenin, bu milletin ne kaderi ne karakteri olduğuna inanmaktadır. Yeni bir ruh ve atılım heyecanıyla sosyal hayatta da örgütlenmeli, millet olarak bizi doğrudan etkileyen olumsuz gidişata müspet bir yön vermek için harekete geçmelidir. Bu amaçla bir yandan birbirinden kıymetli düşünce ve sanat eserleri kaleme alırken, diğer yandan 1992’de Eğitim-Bir-Sen’i kurmuştur. 1992’de kurulan Eğitim-Bir-Sen ve 1995’te kurulan Memur-Sen, hem onun hem Türkiye’nin hayatında yeni bir dönemin başlangıcı niteliğindedir. Akif İnan ve arkadaşları, küstahça binyıl süreceği söylenen 28 Şubat’ın ve sonraki darbe denemelerinin tehditleri karşısında susmayarak, kenara çekilmeyerek bütün yurtta, tüm kamu kurumlarında örgütlenir. Eğitim-Bir-Sen, Memur-Sen ve bağlı sendikaların faaliyetiyle Anadolu’da yeni bir ses, yeni bir duruş, bakış, yürüyüş başlamıştır. Bu, yasakçı düzenin toplum mühendisliklerine karşı, gerçekten binyıldır süren bir hareketin yenilenen, aktif, diri bilincidir.”

İLKESİNDEN TAVİZ VERMEDİ

 

            Ceylan, “Özünde medeniyetimizi ihya etmeyi amaçlayan ideal ve heyecanla kutlu bir yolculuk başlar. Bu zorlu yolculuk, geleceğin uzak, aydınlık ufuklarını menzil edinerek yoluna devam eder. Darbelere, yasaklara direne direne, ilkelerinden taviz vermeyerek, asla geri adım atmayarak, amacına biraz daha yoğunlaşarak, daha ileri, daha büyük amaçlara yönelen sendikal örgütlenme milletten büyük teveccüh görür; hareketlendikçe bereketlenir, bereketlendikçe hareketlenir. Milletin değer ve realitelerine ilgisiz kesimlerin, ideolojik hesap ve istismarlarla işgal ettikleri bu alanda farklı bir tarzla yapılan sendikacılık, müthiş bir heyecan uyandırır. İmanın yüce bir değer olarak alın terinden, insan haklarından, emek ve ekmek davasından, adil paylaşım, özlük, özgürlük ve demokrasi mücadelesinden ayrı düşünülemeyecek yorumu, kültür ve medeniyet algımızda yeni açılım ve heyecanlara yol açar. Eğitim-Bir-Sen’in tüm içerik ve unsurlarıyla eğitimin meselelerine odaklanan çaba ve mücadelesi sonuç alınıncaya kadar sürer, sürmektedir. Başta başörtü yasağının kaldırılması, sekiz yıllık kesintisiz eğitim ve katsayı engelinin aşılması, müfredattaki değişiklikler, kitap içeriklerinden sınav sistemlerine kadar yapılan bütün iyileştirmelerde Eğitim-Bir-Sen’in çabası, imzası vardır. 6 Ocak 2000 tarihinde memleketi Urfa’da sonsuzluğun sahibine kavuşan ve hiç unutmayacağımız, unutturmayacağımız ve hep hayırla yâd edeceğimiz Mehmet Akif İnan’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.