“Toplu sözleşmeyi kendi hevesimize kurban etmedik”
“Toplu sözleşmeyi kendi hevesimize kurban etmedik”

Yanbaz: “Sadece toplu sözleşme deyip geçmeyin. 28 Şubat’ı hatırlayın. 12 Eylül’ü hatırlayın. 2005 Ulusal Birlik Hareketi ile Kamu Sen’in darbe çağırmasını hatırlayın.”

Büro Memur Sen Genel Başkanı Vejdi Yanbaz, Tokat Şubesi’nin Nevşehir Kozaklı’da gerçekleştirdiği İl Divan Toplantısı’nda Tokatlı Büro Memur Sen Yönetimi ve üyelerine toplu sözleşme sürecindeki kazanımlarından bahsetti. “Ne yaptığımızı biliyoruz” mesajı verirken, eksikliklerin de farkında olduklarını vurguladı.

                Genel Başkan Vejdi Yanbaz’ın toplu sözleşme ve memur haklarına yönelik açıklaması şöyle oldu:

“Memurlarımızın haklarına gelince; memurların hakkı için bir cümle kurdum, “dedim ki Memurlarla ilgili alınmış ne varsa tamamında Memur-Sen’in imzası vardır. Tamamını Memur-Sen almıştır. Kendi hizmet kolunuzdan bir düşünün. Bizim hizmet kolumuzda belki en büyük sıkıntımız yetkiyi çok geç almış olmamız ve alandan hiçbir kazanım elde edememiş 12 yıllık bir geçmişi devraldık. Enkaz devraldık demiyorum, enkazda enkaza dair bir şeyler olur. Biz enkaz bile almadık, bizim 2012’de yetkiyi aldığımızda, 2001’den bu yana Sendika temsili sağlamış Türk Büro’sen den aldığımız iki tane kazanımla sendikacılığı devraldık. Ne yaptık bunu da onlar yazmamış, söylediğimde siz karar vereceksiniz. Bizim 12 yıl hizmet kolumuzda bizi temsil eden Türk Büro’sen adındaki sendika bize bir nüfus vatandaşlık çalışanlarına seçim sürecinde mesai ödenmesi kazancını getirdi, bir de maliye ve sosyal güvenlik çalışanlarının dışarıda görev yapanlarına paso verilmesi yani indirim kartı veya bedava yolculuk yapabilme hakkı şeklinde iki kazanım devretti. Ben doksan sekizde işe başladım, sendika yoktu. Anlaşma imkânımız yoktu. O zamanlar bunlar zaten vardı bu bir kazanım değil. Bizler sıkıntımız hizmet kolunda 2012 ekibi bizden sonra Kültür aldı bir yıl sonra, en geç yetkiyi alan sendikalardan sondan ikinci olmamız bize çok kaybettirdi. Bizde ilk yetkiye bak, Diyanet-sen, Sağlık-Sen diğer arkadaşlarımız toplu görüşme süreçlerindeler, bizim hiç toplu görüşme imkânımız olmadı. Son üç toplu sözleşmede oturduk. Toplu görüşme ve toplu sözleşme süreçlerinde kendileri her yıl üçer beşer kazanımla belli bir noktaya hizmet kollarını getirdiler. Ben dedim ya kazanım adına ne varsa tamamı Memur-Sen’in. Onlar da sıfır hizmetle aldılar, onlar da aldıklarında 17 yıllık sürecin içerisinde onlar da sıfırla aldılar. Biz sıfırı çok geç aldık yani biz 2012’lerde değil de 2007’lerde alsaydık yetkiyi bu yıl benim imzaladığım 18 maddeli toplu sözleşmemiz belki de 48 madde ile sonuçlanacaktı. Toplu sözleşmeden çok tatmin olmadığınızı ben biliyorum ama ben ne yaptığımı da biliyorum. Çok ilginç bir şey söyleyeceğim. Benim imzaladığım 18 maddelik toplu sözleşme maddesi Türkiye’de sendikacılığın icat edilmesinden bu yana imzalanan en geniş Büro-Hizmet kolu sözleşmesi. Beni tatmin etmediği halde söylüyorum ama bir resmi de görüyorum. Diyanet-Sen ilk oturduğunda, birinci toplu sözleşmede 18’le kalkmadı. Sağlık-Sen ilk oturduğu gün 37’ye gelmedi. Sağlık-Sen sekizinci oturumunda bu gün itibari ile 37 maddesini geçirdi. Büro-Memur-Sen üçüncü oturumunda 18’inci maddesini geçirdi. Yani toplu sözleşme yasasıyla bu mevcut durumla 60 maddeyi bir yılda hep beraber geçirme şansımız yok. Beni ve benim gibi bin tane adamı koyun oraya bu toplu sözleşme sistematiği ve bu yasa buna fırsat vermiyor. Toplu sözleşme masasında en çok imza atanlar en önde. En çok hakeme gidenler en arkada. Bizim toplu sözleşme de bizden önceki 12 sene belki de tamamı hakeme gidilmiş. Hiç toplu sözleşme imzalanmamış. Hiç toplu görüşmelerde mutabakata varılmamış. Yani keşke biz 40’larda falan bulaydık da üzerine 18 madde koymuş olsaydık ve geldiğimiz noktada 58 maddeleri burada konuşuyor olaydık. Yani toplu sözleşme şunu gerektirir, her toplu sözleşmede 4-5-10 maddeye dokunarak devam edeceksiniz. Bu yıl en geniş maddeye dokunan hizmet kolu Büro Hizmet kolu çünkü geçmişten ciddi anlamda bir eksikliğimiz vardı. Biz değişenlerle beraber 12 yeni madde koyduk. Diğer arkadaşlarımız daha doygun bir alt yapıya sahip olduğu için üçer beşer maddelerle toplu sözleşmelerini sonuçlandırdılar. Geldiğimiz noktada bunu pazarlamak, anlatmak lazım.

Genel orana gelince şimdi 54 ayrı kazanım var. Memur-Sen ve Büro Memur-Sen’in imzalamış olduğu sözleşmeden bize ait 54 ayrı kazanım var. Biz bunların çoğunu bilmiyoruz. Hanımların süt izinlerindeki değişiklikler, engelli çocuğu olan anneye ait maddeler, biz bunları pazarlamakta biraz sıkıntılıyız. Bazen çok konuşan ama hiç bir şey yapmayan Kamu-Sen’in algı operasyonuyla da kendimize sıkıntı verdiğimizi ben görüyorum. Arkadaşlar onlara böyle inanırmış gibi oluyor, onların oyunu, KESK geliyor bir operasyon, aynı şekilde bizi bir kötülüyor. Mevcut maddeleri olumsuzlarla sayıyor. Kamu-sen geliyor bir de adalet ıvır zıvırı da var bu işin. Kalıyorsunuz tek başınıza. Siyasi ayağı gibisiniz, yani siz de ötekiler gibi oluyorsunuz hep öyle gidiyor bu iş. Biz yetkili iken de böyleydi ilginçtir. Ben 15 yıllık sendikacıyım. Propagandadan etkilendiğinizi biliyorum buna fırsat vermeyin. Sizden önce kim oturmuş, Türk Büro Sen. Ben diyorum ki üç oturumda 18 yaptık, evet benim 60 ihtiyacım var, bunu ben de biliyorum ama bu strateji… ben bunu akıbetine bırakamam, o bırakmış iki çıkarmış. Ben 12 yılda Allah’ın izniyle bunu 60-70-100’lere getireceğim. Onlara şunu söylemelisiniz siz 12 yılda ne aldınız? Neye imza attınız? Oranlarına biz bakalım. Bu yıl ki toplu sözleşmenin genel oranı 2015’ten sonraki en iyi oran. Hükümetin orada yanlışı var ona geleceğim ama asla onların dönemindeki 2,5+2,5’ları onlara hatırlatmanız lazım. Bir çıktı dağıtalım, herkesin elinde olsun o oranlar. Bizim gönderdiğimiz broşürü mutlaka masanızda önce kendiniz okuyun, sizin bilmediğinizi başkasına nasıl anlatacaksınız. 54 madde var. Hakem heyetine gittiğinde hangisinden vazgeçerdiniz? Engelli çocuğun annesine verilecek sosyal haktan mı? Onlara bir bakın 54 maddenin hangisinden vazgeçmeyi düşünüyorsanız benim haberim olsun. Geldiğimiz noktada bunu pazarlamamız lazım bilmemiz lazım. Bilmek için de öncelikle okumamız lazım. Broşürü okuyun. Broşürün alnına çaktık böyle kocaman, Ülkemiz, Milletimiz ve kamu çalışanları için bir imza attığımızı söyledik. Aynen sıralamamız da bu. Bizim için öncelik aynen böyledir. Hatta orda birde mazlumlar diye başa koymak lazım da biz biraz daha özet yapmışız. Arkasına mücadelemizin devam edeceğini yazan bir broşür gönderdik onun içerisinde mutlaka Allah için okuyun. Mücadele Ağustos ayında 21’inde imza atıldıktan sonra 22’sinde kaldığı yerden devam ederiz. Toplu sözleşme masasında emniyetin yedi defa gitmiş görevde yükselme yönetmeliği vardı biz daha masadan kalkmadan baskımızla o yönetmeliği yazdırdık, çıkarttırdık. 12 yıl hiç çıkmamış. Meteorolojinin zaten almıştık. İŞKUR’un kendi içerisinde görevde yükselme yıllardır açılmıyordu, artık açıldı. Geldiğimiz noktada sosyal güvenlik uzmanlığı, konuşuluyordu, tasarısı var, toplu sözleşmenin devamı da bu maliyede diğer kurumlarda böyle aşama, aşama gidiyoruz. Ne yaptığımızın farkındayız. Toplu sözleşmeyi kendi hevesimize kendi hevamıza kendi nefsi duruşumuza kurban etmedik. Ben imza atmadım. Bakın size şunu yaptılar, bunu yaptılar diyerek, burada uzun süre konuşabilirdim ve sizde beni çılgınlar gibi alkışlayabilirdiniz ve ben de buranın ucuz kahramanı olurdum ama öyle yapmadık, düşündük, dedik ki bu toplu sözleşmeyi imzalamazsak bu elimizdeki Memur-Sen’de toplamı oluşmuş 54 madde ne olur? Hakem heyetine bırakırız öyle mi? 12 yılda vermemiş, mesai verecek öyle mi?

Ben nüfusun, 2012 yılında gittim Müsteşar beyle görüştüm, arkasından İç İşleri Bakanı, Maliye Bakanı ile görüştüm ancak altı ay mesai çıkartabildim. Onun dışında hiç mesai aldığını görmedim. Şimdi nüfuslara diyorlar ki siz zaten mesai alıyorsunuz nerede, nerde alıyordunuz ne zaman alıyordunuz. Algı, algıyı öyle oluşturuyorlar. İşte bizim bunu düzeltmemiz lazım. Siz sendikanın önde gelenleri yöneticilerisiniz. Siz onu masada bırakıp gitseniz bu gün itibari ile 2018 yılı itibari ile başlayacak olan yoğun mesaide, mesai vermediklerinde kimden ne alacaktınız, hakem heyetinden mi? Hakem heyeti 12 yılda ne vermiş? söylüyorum iki madde benim sözleşmede ondan kalan iki madde başka bir şey yok. Hakem heyetinde bu rakam veya biz maliye ve SGK da 2017 yılı da mesai yapmışız. Başka yok. 666’da Bakanlar Kurulunun öyle bir yetkisi var oradan alırdık evet alırdık nasıl alırdık, 4 ay mesai yaptık. Bakanlar kuruluna yaptık baskıyı gittik geldik bize mesai çıktı Maliye ve SGK dan kaç gün 1,5 gün, kaç ay yaptık 4 ay yaptık. Şimdi elimde 12 aya yayılmış bir mesai bulunmuş olsa ben hakem heyetine bırakır mıyım? Bunu Bakanlar kurulunun hükmüne, himmetine bırakır mıyım? Alıp kalkmak lazım, biz bunları yaptık. Bunları yapmaya da devam edeceğiz. Ne yaptığımızın da farkındayız.

 

İmzalamadın kalktın gittin, eyleme. Türkiye’de OHAL var. Zaten ne kadar yapabileceğiniz de tartışılır. Teşkilatımızın çok eylemsel bir duruşu da yoktur zaten. Biz bizeyiz. Bin kişilik bir grupta basın açıklaması yaparsın, önünde 10 kişi ya görürsün ya görmezsiniz. Ayrıca Sn. Cumhurbaşkanı haykırıyor diyor ki, benim parayla alamadığımı götürüyorlar PKK’ya kamyon kamyon veriyorlar. Ne yapacağız? Ortam bu halde iken orayı mı sıkıştıracağız? İşin farklı boyutları var. Sadece toplu sözleşme deyip geçmeyin. 28 Şubat’ı hatırlayın. 12 Eylül’ü hatırlayın. 2005 Ulusal Birlik Hareketi ile Kamu Sen’in darbe çağırmasını hatırlayın. Bu ülkede sendikaların ne yaptığını hatırlayın. Ne yapacağız darbeye mi çağıracağız? Ne yapacağız, sendikacılık adında gezi propagandası mı yapacağız? Hepsini düşündük, toplu sözleşmeye imza atarken, bunların tamamını düşündük. Bu memlekete bu memurlara bu çalışanlara ne hayırlıdır hesabını yaptık. Yüzde 50’nin bir üstünde tıkı gördük. İşimize gücümüze bakarız. Geldiğimiz noktada teşkilat dimdik ayakta. Nerde durduğunu iyi biliyor ama bir daha lütfen Kamu Sen’i tezgâhına aman ha gelmeyin! Bir daha söylüyorum. 12 yılda hiçbir kazanımı olmayanı karşınızda konuşturmayın ve onların sendikal duruşu ile beraber kaybettiklerinin hesabını sordunuz mu? 2012’ye kadar getirdik dediler. 2011 Kasım ayında 666 KYK da ikramiyeler mesailer sayın giderken sendika olarak ne yaptılar?”