3. BÖLÜM NEYİ OKUMALIYIZ

3. BÖLÜM NEYİ OKUMALIYIZ Hâlbuki Üniversite hayatı daha çok sana verileni almak değil de senin istediğini almak şekline geliyor. Mesela istemediğin dersi alamayabilir ve erteleyebilirsin ama lisede ders alma değil verme var. Öğretmenler sana ne verirse alıyorsun. Üniversitede ise hocaların dışında arkadaşların, Üniversite dışında halk var. Bu halkın içinde insanlardan bilge ve filozof diyebileceğimiz insanlarda vardır. Aramazsan, bulamazsın. Bazen bu insanlar senin karşına çıkar, ya “el alem ne der” e bakarak arkadaşların tarafından dışlanacağın korkusu ile bu insanlara yaklaşmazsın ya da kendi iradenle yaklaşmazsın ve o inan da bakar ki sende heves yok artık seninle ilgilenmez. Bir süre sonra bunun önemini anladığın zaman o insanı bulamayabilir ya da seninle ilgilenecek isteği bulamayabilir kendinde.“ “Bu durumda öğrenci ne yapması gerekir?” “El alem ne der” i bırakıp da gerçekten faydalanacağına inanıyorsa iyi tanıyana kadar uzaktan ve mesafeli, mesela gördüğün zaman selamlaşmak ile yetinerek daha sonra bilgi açısından sana faydalı olacağına inanana kadar selamlaşabilirsin. Ama selamı bırakıp da havalara girer ve görmemezlikten gelirsen ya da “ şimdi selam verirsem benimle konuşmaya başlar ne diyeceğim?” endişesi taşırsan, “kimse senin nazını çekmez” misali sende ışık göremeyen insan senden uzaklaşır. Halbuki senin gibi hemen harekete geçen ve faydalanacağına inanarak faydalanan insan “ Kitap okumayı sevdirme Vakfı” gibi kurumları keşfederek hem sözlü olarak benim sana yol göstermem gibi faydalanabilir hem de alacağın ödünç kitapları okur ve üzerine düşünerek hayatına uygularsan sana fayda sağlar dersine artı olarak” “Abi, günümüzde özgüven meselesi gene ortaya çıkıyor” “Evet, Umutcan özgüven önemli konu. Belki biz kimselere güvenemeyiz ama bu yalnız kalacağımız anlamına gelmez. Arkadaşlarımızla boş konularda sohbet edeceğimize bizi bilinçlendirecek bize artı değerler katacak “bilge insanlardan faydalanmalı gençler.” “Haklısınız abi” “Umutcan, ben geçmişte arkadaşlarımı çok severek Üniversite hocası arkadaşlarımı her fırsatta ziyarete giderdim.’ beni dersinize davet edin. Öğrencilere gelişimi ve kitap okuma sevgisi aşılayalım. Dergiler dağıtalım, kitaplar kalemler verelim. Bakarsınız içlerinden birkaç kişi faydalanır’ derdim. Bana ‘ sen git biz sana haber ederiz, kulüpte görevli gençleri size yollarız’ derlerdi sonra arayan olmazdı. Ben bunu yıllarca sabrederek yaptım. En yakın arkadaşım bile bir kere dersine davet etmedi. Kampüs ile şehir arasında minibüste ve başka illerde konferanslara giderken yanımda oturan gençler ile sohbet eder, onlara da kişisel gelişim dergileri, kitaplar, kalemler hediye ederim. Sosyal medyadan iletişime geçelim, nasılsa aynı şehirde yaşıyoruz’ derim ama gelen giden olmaz. Bu yüzden bende bu ziyaretleri keserek kendime döndüm. Bu vakfa kapandım ve bolca okudum. Okudukça ben geliştim ve yazdım. Geçen Üniversitede konuşmaya davet edilmem beni hem şaşırttı hem de sevindirdi. O konuşma sayesinde seninle tanıştık ve uzun zaman kafamda canlandırdığım “kitap okuma sevgisi” konuşmalarını yapar hale geldik.” “İyi ki gelmişsiniz abi” “Çok sağ olasın Umutcan Kardeşim. Yani demek istediğim şu ki, insan isterse kendini geliştirebilir. Ders kitabı dışında da PDR konusunu destekleyen “iletişim psikolojisi” konusunda kitapları PDR Öğrencisi okuyabilir. Bu konuda ünlü yazarları okula davet ediyorlar ama öğrenciler yazarın kitabını okumamış oluyorlar. Ben PDR olmadığım halde okuyorum “iletişim psikolojisi” kitaplarını. Hatta sevdiğim bir yazarım tüm kitaplarını bile okumaya bakarım “ “Bu da sizi bilgili ve ‘bilge insan’ yapıyor abi” “Estağfurullah. Ben bilgili görünmekten çok senin gibi istekli gençlerle “bilgisini paylaşan insan “ olmak istememden kaynaklanıyor bu durum. Umutcan Kardeşim, ders kitapları yanında ders kitabı olmayan ama derslerinizde sizlere fayda sağlayacak iletişim becerileri geliştirme, diksiyon ve benzeri kitapları da okumanız bunları yapmayan arkadaşlarınıza nazaran sizin bir adım önde olmanızı sağlar. Bu kitapları alacak parası olmayana okul ve il halk kütüphanelerinden ödünç alma imkânı var. “Kitap okumayı sevdirme vakfı” da işte bunun için var. Yani okumaya engel yok yeter ki siz isteyin. Okumakla kalmayarak hayatınıza da uygulamaya bakın. Bunu söylediğim çok genç ‘abi nasıl uygulayacağız’ diye de sormuşlardı bana. Yani okuduğunu nasıl uygulayacağını Üniversiteye kadar geldiği halde bilmeyen adama bizler ne yapalım?”