CUMHURİYETİN 95’İNCİ YILINI KUTLARKEN

CUMHURİYETİN 95’İNCİ YILINI KUTLARKEN

 

Cumhuriyet kolay kurulmadı. Ülke koskoca bir imparatorluktan 225 bin kilometre kare alana hapsedilmiş ve Sevr antlaşmasıyla bütün toprakları işgal edilmişti.  O gün imparatorluğu yöneten devlet büyüklerinin kimisi ABD mandasını ve kimisi de İngiliz mandasını kabul edelim diyordu.

Mustafa Kemal ve arkadaşları böyle düşünmüyordu. “Ya istiklal ya Ölüm” parolası ile yola çıkıp düşmanı denize dökmenin planlarını yapıyordu. Ve öyle de oldu. Düşman denize döküldü ve Atatürk 9 Mayıs 1935’de şu açıklamayı yapıyordu:

“Uçurumun kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş… Ondan sonra, içerde ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni devlet… Bunları başarmak için aralıksız çalışmalar…”

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en temel unsuru ve büyük değeri Büyük Türk Milletidir. Temel prensip Türk Milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır.”der.

Atatürk bu mücadeleden sonra kurdu cumhuriyeti.

Atatürk kendinin havalarda görmez, Türk milletinin bir evladı olmaktan her zaman övünürdü.

Atatürk isterse Hitler gibi, Mussolini gibi bir tek adam faşizmi kurabilir, devleti ve toplumu ona göre şekillendirebilirdi. O çoğu zaman yaverlerini atlatıp köylere gider, halkla buluşur, dertlerini dinlerdi. Şehirleri dolaşır milletine olan güvenini gösterirdi.

                 

Bu ülkede yaşayan milletin adı Türk, başkenti Ankara’dır. Bunu bilmeyen yoktur.95 yıldır da bu böyledir.

29 Ekim 1923’de kurulan Türkiye Cumhuriyeti bayram olarak Ankara Eski TBMM’sinde, okullarda ve açık alanlarda törenlerle kutlanmaktaydı. Bir kaç yıldır yasaklamalarla bunların bazıları yapılmamaktadır.

Bu yıl cumhuriyetimizin 95.yılını kutluyoruz. Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği cumhuriyetimizi onun şanına yakışır biçimde ne yazık ki kutlayamıyoruz.

Bu yıl Cumhuriyet bayramı İstanbul’da özel bir şirketin yaptırdığı 3.cü hava alanının açılışını bahane ederek şirketin şantiyesinde kutlayacağız.90 küsur yıldır devlet protokolü ile başkent Ankara’da kutlanan Cumhuriyet Bayramı kutlama geleneği rafa kaldırılmış oluyor.

Bu kutlama bahane… Atatürk ile ilgili ne varsa yeriliyor, hakaretler ediliyor ve bunların altında Türklük aşağılanıyor.

Cumhuriyet’in 95’inci yılını kutladığımız bu günlerde ise bizleri üzecek birçok olayları peşi peşine içimiz sızlayarak yaşıyoruz.

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, Türk Milletinin istiklal ve istikbalinin timsali Atatürk’e yönelik hakaret, iftira ve ithamlar her türlü sınırı aşmıştır. Yalnız millet çoğunluğu hayret, öfke ve nefretle olanı biteni takip ediyor.

Türküm, doğruyum, çalışkanım, büyüklerimi saymak. İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir…” şeklinde devam eden ve Türk çocuğunun bilmesi gereken ilkeleri ihtiva eden AND’ın ilkokullarında söylenmesinden rahatsız olan insanlar var bu ülkede…

Milliyetinden yani mensubiyeti olduğu Türklüğünden utananlar var. Aslında utanması gereken onlardır.”Ben Türk’üm dersem biride çıkar ben Kürt’üm der.”,”Bizden adam olmaz, bizi ancak Batı kurtarır, Türkler milyonlarca kişiyi kesti.”, “Türk olmaktan utanıyorum.”, “AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk.”diyen zihniyet ile “Yunan ordusu hilafet ordusudur.” Diyen zihniyet arasında hiç fark yoktur.

Latin Hıristiyanlığını kökünden sarsan Martin Luther “1483’de; Ey Almanlar, bırakınız Türkler Almanya’yı işgal etsinler. Hakkın ve adaletin ne olduğunu Türkler size öğreteceklerdir.”çağrısında bulunmuştur.

Rahmetli Atatürk boşuna mı,”Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak evvela bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren, fiilen, bütün iş ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki milli benliği bulunmayan milletler başka milletlerin avıdır.”ikazını yapmıştır.

İskandinav ülkelerinde bir işi başarmaktan vaz geçenlere yani pes edenlere “Vaz geçme! Bir kere de Atatürk gibi düşün!”derler.

 Türkiye Cumhuriyeti de Türk Milletinin omuzlarında yükseltilerek kurulmuştur. Bu Türk milleti Atatürk tarafından “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.”diyerek tanımlamıştır.

Evet kuşaklar Türk kültürü ile dopdolu yetiştirilsinler ki aynı milletin evlatları olduklarının bilincine varsınlar.

Türk Milleti gerçeği yüreklere ve zihinlere iyice yerleştirilmelidir ki Türklük bilinci kuvvetlensin.

 Türk Milletinin tarih boyunca söylediği bir söz vardır: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”

 Türkiye Cumhuriyeti de bu bilinçle yaşasın.

Eğer biz bu gerçeği böyle öğretebilseydik, bugün milletimizin adı bile tartışma konusu yapılabilir miydi?

 Bu ülke için donarak şehit olan askerlerimiz kimin için canlarını ortaya koyuyorlar. Bunu iyi düşünmek gerekir.

Kahramanlarına kahır edenler kahrolmayı hak ederlermiş.

Onları kurutmaya kimsenin gücü yetmez.

Ne pahasına olursa olsun nerede kutlanırsa kutlanasın cumhuriyet kolay kurulmadı.

Kendini bu ülkenin vatandaşı kabul eden ve Türklük gurur ve şuuruyla iftihar eden herkesin Cumhuriyet Bayramını kutlarım.

Bu vatan için canlarını feda eden Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve Türk milletine sabır ve başsağlığı diliyorum.