SEÇİM VE YAĞMUR

 

Çifte seçim yaklaştıkça yaklaştı. Artık günler değil saatler kaldı. Seçilme hakkını kazanmış siyasi partiler ve adaylarda artık son kozlarını oynuyorlar. 24 Haziran 2018 Pazar günü seçmenin önüne iki sandık konulacak. Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçim sandıkları. Son Anayasa değişikliğiyle bu iki seçim birleştirildi ve ayrıca sistem değişti. Bilindiği üzere yeni sistemde Cumhurbaşkanı makamı geniş yetkilerle donatılıp Başbakanlık görevini de kapsayan bir konuma geçti ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi oldu.

Böylece meclise dayalı parlamenter sistem tarihe karışacak ve başkanlık sistemi başlamış olacak. Yeni sistem başarılı mı olur, başarısız mı onu da zaman gösterir.

Soruyu bir de şöyle sormak lazım; yeni sistem kalıcı mı olacak yoksa geçici mi? Çünkü başkanlık sistemine karşı olan güçlü bir muhalefet ittifakı var. Bunu da bu seçim veya daha ileriki seçimler belli edecek.

Bu seçim kampanyalarının, bir de sistem değişikliği söz konusu olduğu için geçmiş seçimlere nazaran çok daha çekişmeli, iddialı sloganlar ve halka bol keseden vaatlerle geçtiği de bir gerçek. En önemlisi de seçimlerin kazasız belasız huzur içinde yapılması, en küçük bir şaibe gölgesi düşmeden sonuçlanmasıdır. Bu da milletimizin genel arzusu ve dileğidir.

Bol keseden vaatler dedik ya, vaktiyle Fransa’da çok partili rejime geçildiği yıllarda, bir partinin lideri seçim kampanyasında, seçildiğinde herkese bedava pantolon vereceğini vaat etmiş. Kendisi terzi imiş. Önce, bu herhalde şaka yapıyor demişler. Derken seçimi kazanmış. Gerçi isteyene pantolon vermiş ama başka ciddi bir icraatı olmayınca da seçmen yanıldığını anlamış ve ondan sonra da bir daha boş vaatlere kanmamış.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in seçimlerle ilgili şöyle bir yorumu vardı; “Siyasi hayatta genel seçimlerin yapılması yağan yağmur gibidir. Nasıl ki yağmur havanın tozunu pasını temizler, ortalığı ferahlatır, toprağa canlılık verir; yapılan genel seçimler de toplumda yeni beklentiler ve umutlar uyandırır, taze kan etkisi yaratır.”

Haydi hayırlısı diyelim ve Pazar günü vatandaşlık bilinciyle sandık başına gidip oylarımızı atalım.