TOKAT VALİLERİ ( XXIII.) ÇETİN ÇELİKTEN BİRMEK

 

                Kara Harp Okulu mezunu emekli subaylardan İsmail Hakkı Birmek ile ortaokul mezunu Ülker Hanım'ın oğlu olan Çetin Çelikten Birmek, 1933'de Isparta' da doğdu. 1952'de Galatasaray Lisesi'ni "iyi" derecede bitirdi. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1957 yılında mezun olduktan sonra  tayin edildiği İstanbul Maiyet Memurluğunda; Üsküdar, Zeytinburnu Kaymakam Vekillikleri'nde görevlendirilip staj süresini doldurdu ve Kaymakamlık Kursu'nu bitirdi.

                1960'da Genç, 1961'de Kiğı, 1962'de Çayıralan, 1963'de Refahiye, 1965'de Gümüşhacıköy Kaymakamlıklarına; 15.09.1967'de 3. Sınıf Mülkiye Müfettişliğine atandı.

                26.3.1970'de Müfettişlik uhdesinde kalmak üzere İçişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğüne getirildi. Bu arada ASTEF Bursu'ndan yararlanarak bir süre Fransa ve Almanya'da meslekî incelemelerde bulundu. Eylül 1964'de, Dâhiliye Mütehassısı Dr. Ülker (Savaş) Hanım ile evlendi. 08.08.1965 doğumlu Demir adında bir oğlu ve 11.11.1970 doğumlu Deniz adında bir kızı vardır.

                İçişleri Bakanlığı’ndaki bu görevini sürdürürken 1979 yılında Muğla Valiliğine atandı. 1981 yılında bu görevde iken İçişleri Bakanlığı'nca Tokat Valiliğine getirildi. 29.06.1981-09.05.1984 tarihleri arasında bu görevde kaldı. Tokat Valiliğinden sonra kendisi merkez Valiliğinde kalmak istedi.

                1992-1993 yılları arasında Mersin Valiliği görevinde bulundu. 1993-1996 yılları arasında Kırklareli Valiliği yaptı. Valilik görevi 15 Ekim 1998 yılında yaş haddinden emekli oluncaya kadar merkez valiliği ile devam etti.

                Başarılı bir vali olan Çetin Çelikten Birmek’in adı Mersin Bozyazı İlçesinde (Bozyazı Vali Çetin Birmek Ortaokulu) ve Tokat merkezde(Tokat Vali Çetin Birmek İlkokulu) bir okula verildi. İyi derecede Fransızca bilen BİRMEK, Galatasaray Spor Kulübü, Türk idareciler Derneği üyesi idi. Eşi ve kızıyla yaşamakta olan BİRMEK, 84 yaşında 2 Mayıs 2017'de İstanbul’da vefat etti ve Bakırköy Mezarlığına defnedildi.

                Bu yazı dizimiz konusunda Vali Çelikten Çetin BİRMEK ile ilgili İstanbul’da yaşayan ailesine ulaşarak önce telefon görüşmesi yaptık, daha sonra yazma ve gönderme zahmetinde bulundukları mektup ve fotoğrafları aldık. Buradan "BİRMEK Ailesi" ne çok teşekkür ediyoruz.

                Rahmetli valimizin eşi Ülker Birmek  Hanım’la 22.01.2018 tarihinde yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde bize anlattıkları:

                "Tokat’a gelmeden önce ben İstanbul Levent Sosyal Sigortalar Hastanesi’nde Dâhiliye Mütehassısı olarak çalışıyordum. Çocuklarımız, Deniz ortaokula, Demir de liseye gidiyordu. Eşim Tokat’a atanınca benim tayinim de Tokat Sosyal Sigortalar Hastanesi’ne yapıldı. Bir yıl kadar çalıştım ancak çocuklar biz gelince yatılı verdiğimiz İstanbul’da sıkıntı çektiler. Bunun üzerine yeniden eski görev yerime tayin isteyip İstanbul’a gitmek zorunda kaldım.

                Tokat’ın insanları çok sıcak, çok değerli idi, tabiatının güzellikleri, meyve sebzesinin bolluğu ile farklı bir memleketti. Çocuklar da yaz tatillerini Tokat’ta geçirdiler. Dönüşümüzde Tokat’ı çok andık. Çetin Bey, ’Tokat’a ne yapılsa az ‘der, hayıflanırdı. Valilik kontuna çok gelenimiz gidenimiz oldu ama belki fazla kalamayışımdan ve görevimin yoğunluğundan özel dostlar edinemedim ancak güzel izlenimlerle ayrıldım. Onun için bizim hayatımızda eşimin üç yıl kadar kaldığı Tokat şehrinin bizde apayrı hatıraları ve yeri oldu. Çocuklarımız da keza insanlarının sıcaklığını, tertemiz havasını unutamadılar. Aklımda kalan yeni bir Halıcılık Okulunun açılışı oldu."

                Hâlen bir şirkette görevli olan oğlu Demir Birmek de: "Yazın gelmesini iple çekerdik, babamın kaldığı Vali Konağı çok güzel yapılmıştı, bahçesi meyve ağaçlarıyla dolu idi. Ara sıra ailecek ilçelere giderdik ama en çok Niksar hoşuma giderdi. Bir tabiat harikası olan Çamiçi Yaylasında yediğimiz o leziz kebapların tadı hâlâ damağımızdadır. Ehliyetimi de Tokat’tan aldım. O güzelim konağın yıkılıp yerine bir alışveriş merkezi yapıldığını öğrendiğim de çok üzüldüm."

                VALİ Çetin Çelikten BİRMEK döneminde Tokat’ta yapılan bazı çalışmalar ve 12 Eylül Askeri Dönem sonrası:

                Devlet Başkanı ve Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren 18.09.1982 tarihinde yanında bazı kuvvet komutanları ve bakanlarla birlikte Tokat’a geldi. Afganistan’dan gelen soydaşlarımızı ziyaret etti ve halka bir konuşma yaptı. Yapımı devam eden Tokat Sigara Fabrikası’nın 1983 yılında açılacağını söyledi. (1985 yılında açılabildi)

                12 Eylül 1980'de gerçekleştirilen askeri İhtilal neticesi ülkede yönetime el konulmasından sonra geçen süreç içerisinde yeni bir Anayasa hazırlanarak 7 Kasım 1982 yılında halk referandumuna sunuldu. Ülke genelinde halkın yüzde 8.63’ü hayır oyu kullanırken yüzde 91.37’si evet oyu kullanarak kabul edildi. Tokat’ta da toplam 242.149 seçmen yüzde 94. 9 evet, 12.896 seçmen de hayır oyu kullanarak yüzde 5. 1’i oluşturdu.

                Anayasanın kabulünden bir yıl sonra 6 Kasım 1983 yılında milletvekili genel seçimleri yapıldı. Ancak bu seçimlere eski partiler yasaklı olduğu için yeni kurulan partiler girebildi. Hatta partilerin aday belirlemelerinde askeri konsey etkili oldu. Bazı adaylar veto edilerek listelere giremedi. Seçimler neticesinde ülke genelinde Anavatan Partisi yüzde 45 oy oranı ile 212 milletvekili, Halkçı Parti yüzde 30 oy oranı ile 117, Askeri Konseyin destek verdiği ve bir kısmını emekli askerlerin oluşturduğu Milliyetçi Demokrasi Partisi yüzde 23 oy oranı ile 71 milletvekili çıkardı. Tokat’ta ise ANAP yüzde 48 oy alarak dört milletvekili, (Metin Gürdere, Selim Koçaker, Talat Sargın, Mehmet Zeki Uzun) Halkçı Parti yüzde 32 oy ile 2 milletvekili  (Cemal Özdemir, Enver Özcan) çıkarırken MDP  yüzde 15 oy ile milletvekili çıkaramadı.

                Ülke bu seçimlerden sonra yaklaşık beş ay sonra 25 Mart 1984’de mahalli seçimlere götürüldü. 67 ilin 54’ünü ANAP, 8’ini SODEP, 3’nü MDP, 2’sini RP kazanırken Tokat Belediye Başkanlığına da ANAP’tan Hüdai Sayıbaş seçildi.

                Bu seçimler öncesi Askeri Konseyin devlet yöneticilerine de , vali ve belediye başkanlarına baskı yaptığı ve aday değerlendirmeleri ile ilgili raporlarla görüşleri alındığı görüldü. Bunun bir örneği de Tokat’ta yaşandı. O döneme ve yapılan baskılara  ışık tutması açısından aynen aktarıyoruz. Devlet Eski Bakanı Metin Gürdere yayınlanacak olan siyasi hatıralarında bu konuyu şöyle özetliyor:

                “Çalışmalarımızı Müteahhitler Sendikası’nda yürütüyorduk. Oradaki kurulu düzenin sağladığı imkânlar ve hazır kadro bize büyük avantaj ve itibar sağlıyordu. Çalışmalar yaparken doğal olarak giden gelen pek çok insan oluyordu. Etliye sütlüye karışmadan ortalıkta dolaşan yeni gençler dikkatimi çekti. Belki bunlar ne olup bitiğini anlamaya çalışan sivil polislerdi. Bir gün bunlardan birini kaptım. Kolundan tutup odama getirip oturttum. 'Gel bakalım,sen neyi öğrenmek istiyorsun' diye sordum. Önce şaşırdı sonra toparlandı. Kurmaya çalıştığımız il yönetimi ile ilgili  sorular sordu. O çayını içerken ben sorularına içtenlikle cevap verdim. Sonunda dedim ki 'Bunları sana niye anlattım biliyor musun. Herkesten önce senin oyunu almalıyım. Ben senin oyunu alamazsam başka insanların oyunu nasıl alabilirim' dedim. Bir müddet sonra genç polis:

-Ağabey seni şefimle tanıştıracağım, dedi.

                O zaman İstihbarat Şube, Emniyet Müdürlüğü bünyesinde şeflik şeklinde idi. Bir akşam üzeri geldiler tanıştık. Konuşmalarından anladığım askeri yönetim yeni kurulan partilerde görev alacak kişiler hakkında bilgi toplamak istiyor böylece yeni siyasi hareketin nereye gittiğini değerlendirecek kontrol altında tutmaya çalışılacak. Bizim gizlimiz saklımız yoktu. 'İsteğiniz bu ise ne uğraşıyorsunuz. Ben bu bilgileri size vereyim'  dedim. İl ve ilçe yönetim kurulları ile ilgili çalışmalarımız şekillendikçe bu bilgileri onlara veriyordum. Onlarda istihbarat çalışmaları olarak merkeze bildiriyorlardı. Daha sonraki bir sohbetimizde gülerek;

                'Türkiye’nin en hızlı ve en doğru bilgi toplayan ekibi biz olduk' dediler. Doğal olarak bununla kalmayıp beni ve diğer arkadaşları daha yakından tanımaya çalıştıklarını görüyordum. İlişkilerimiz dostça ve arkadaşça sürüyordu. Bu durum seçim döneminde belki de siyasi hayatımı bir kere daha başlamadan bitirebilecek olumsuz bir gelişmeyi önledi. Anavatan Tokat Milletvekili listesi 1.sırada yer aldım. İstihbarat şubesi tarafından Konsey için her partinin milletvekili adayı listesindeki isimlerin karşısına özet bilgiler yazılı olan bir çalışma yapılmış dönemin Tokat Valisi Çetin Birmek’in  imzalaması için önüne gelince adımın karşısına kalemiyle aşırı MHP'lidir diye yazmış.

                Çalışmanın bu şekilde yeniden düzenlenerek getirilmesini istemiş. Daha önce de yazmıştım. MGK parti kurucularını ve milletvekili adaylarını veto edebiliyordu. Adımın karşısına bu notu düşmek “Bunu veto edin “ demekti. Çünkü 12 Eylül Müdahalesi bir anlamda MHP'ye karşı yapılmıştı. MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve binlerce MHP'li hapiste idi. Konsey 'aşırı MHP’lilerden' huyluydu. Çok daha sonra kendilerinin anlattığına göre çalışmayı hazırlayanlar 'Bu haksızlık olur, biz böyle yazıyı imzalamayız' demişler. Rahmetli Valimiz Çetin BİRMEK de ısrar etmemiş olacak ki rapor onların hazırladığı gibi olumlu geçmiş. O yılların baskısı altında görevini yapmaya gayret eden valimize Allah rahmet eylesin.”

AİLENİN GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR

                Valimizin oğlu, Demir Birmek’in  6 Şubat 2018 tarihli bize gönderdiği mektubundan:

                "Babam sırasıyla Muğla, Tokat, Mersin ve Kırklareli valiliklerinde bulundu. Babamın Tokat Valiliği döneminde ben Işık Lisesi’nde okuyordum. Yaz tatilini ailemle birlikte Tokat Vali Konağında geçiriyordum. Babam yol, okul gibi hizmetler götürdüğü köylere giderken bazen beni de yanına alırdı. Anadolu insanının samimiyetini ve güzelliğini babamla gittiğim köy gezilerinde anlama imkânım oldu. Babam tanıdığım en adil ve dürüst devlet adamıdır. Valilik  evinin ışıklarının boşuna yanmasına bile kızardı. Gerçek Atatürk ve devlet sevgisini ben babamda gördüm. Babamdan öğrendiğim en önemli şey dürüstlük, cesaret ve onurdur. Nur içinde yatsın, yolu ışık olsun. Tokat’a ve Tokatlılara en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

                Ve aynı mektupta Valimiz Çetin BİRMEK’in  kızı Deniz Birmek’in babası ve Tokat’la ilgili duyguları:

                "Babamla en fazla anılarım onun Muğla ve İçel valilikleri sırasında oldu, çünkü yanındaydım, yaz kış beraberdik. Tokat Valiliği hem bizim aile olarak bölünmek zorunda olduğumuz hem de Türkiye’nin askeri darbe yıllarını yaşadığı zor ve şanssız bir dönemdi. Yıl 1980-1983. Ben İstanbul’da yeni kazandığım özel okulda okumaya başlamıştım. Ve annem de ilk sene beni anneanneme bırakmak istememişti.  Ağabeyim Demir de yine İstanbul’da yatılı okuyordu. Daha sonraki sene şartlar gereği bırakmışlardı beni anneanneme. Çünkü babam Tokat’ta çok yalnız kalmıştı. Tokat’a babamın yanına yaz tatillerinde gidiyorduk. Bu yaz tatilleri benim için unutulmaz zamanlardı. Hem babamla beraberdik hem de vali konağında kalıyorduk.

                Şimdiki vali konağı aynı mı değişmiş mi bilmiyorum ama bizim zamanımızda muhteşem bir konaktı. Hiç unutamayacağım şey bahçesinin çok geniş bir arazi oluşuydu.

                Her yer meyve ağaçları ve sebze doluydu. Tüm yemekler bahçedeki sebzelerle yapılıyordu. Hayatımda yediğim en güzel şeftaliyi o bahçede dalından yemiştim. Dıştan bakınca yeşil olmamış gibiydi ama incecik kabuğu hemen soyuluyordu. İçi bol sulu ve tadı bal gibiydi. Çok çeşitli kiraz ağaçlarının da hatırlıyorum. Bahçeden eve hiç girmezdik sadece geceleri uyumaya girerdik. Bahçede kirpiler vardı, hiç dokunmuyorduk. Oradaki sebze ve düşen meyvelerle karınlarını doyuruyorlardı.

Bahçede salıncaklar vardı ve en önemlisi o muhteşem yemyeşil bahçenin ortasında bir yüzme havuzu vardı. İşte bu her şeye değiyordu. Ben on, ağabeyim on beş yaşındaydı. O dönemde o yaşta bir çocuk daha ne bekleyebilir ki hayattan. İşte babam sayesinde tüm bu nimetleri görmüştük hem de en ihtişamlı şekliyle.

                Babam benim için hep arkamdaki büyük güç, ulu bir çınar olmuştur. Onun heybeti bizi hem korkutur hem de büyük saygı uyandırırdı. Sonra yaşımız ilerledikçe dürüstlük, adalet ve kararlı fikirleri olan bir devle karşılaştık hep, artık korku kalmamıştı hiç. Sadece sevgi, saygı ve minnetti babama hep duyduğumuz. Özellikle beni politika ve bürokrasiden uzak tuttu. Bizim sadece okullarımıza ve derslerimize odaklanmamızı isterdi hep ve biz de öyle yaptık. O yüzden o dönemin zorluklarını, babamda yaratabileceği zorluklarını,  yaratabileceği baskıları stresleri hiç bilemedim, şimdi anlıyorum biraz.

                Tokatla ilgili hatırladığım en özel şeylerden biri de Tokat kebabıdır… Bu kadar lezzetli kebap yemedim ben hiç. Haftada en az iki kere yerdik, o yüzen çok kilo alıp İstanbul’a dönüyordum.

Turhal, Zile, Niksar gezileri yapmıştık babamla, Niksar’da yemyeşil bir tabiat hatırlıyorum. Umarım o güzellikler bozulmamıştır hiç. Aradan 37 sene geçmiş, aynı kalmamıştır tahminimce.

                Nurlar içinde yat babam bize küçük yaşta Anadolu’nun sayısız güzelliklerini, hem toprağını hem insanının ne kadar değerli olduğunu gösterip öğrettin. Tokat Gazetesi aracılığı ile ben de o şehri çok seven bir babanın evladı olarak çok değerli, vefalı Tokat halkına selam ve saygılarımı iletiyorum”

                Biz de Çetin Çelikten Birmek  Valimizi rahmetle anıyor, XXV.Tokat Valisi  Recep YAZICIOĞLU yazısında buluşmak dileğiyle diyoruz.