MİLLET KISA ZAMANDA ÇOK ŞEY ÖĞRENDİ AMA!

Peygamberimiz Hz. Muhammed Hadis-Şerifinde:

“Türkler size dokunmadıkça siz onlara sakın dokunmayınız.

Ümmetimin idaresi sonunda Türklerin eline geçecektir.”buyuruyor.

Comenius, Engel’sin Erdel Tarih’in de şöyle der:

“Türkler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler, fakat kazanç getirirler. Bu yüksek millet, tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve fena günlerde dostlarından ayrılmaz, böyle bir milletle el ele vermek, yeryüzünde her güçlüğü yenmek için sonsuz bir kudret ve kabiliyet kazanmaktır demektedir.”

Binlerce yıllık Türk tarihi bu hadis ve övgü dolu sözlerle doludur. Türk milletinin bu özelliği milli imanından ileri gelmektedir. Türk Milletinin bu saf tertemiz âlicenap özelliğini istismar eden emperyalist ülkeler Türk’ün son kalesi olan Türk devletini içeriden ve dışarıdan bölmek için bütün güçlerini seferber etmişlerdir.

Türk milletinin bu güzel özelliklerine rağmen hâlâ bazı Avrupa ülkelerinde mesela İtalya’da; yaramaz çocukları anneleri “Türkler geliyor” diye korkuturlar.

Burhan AyeriYeniçağ’da ki köşesinde şunları yazar:

“Bizim ilkokul yıllarımızda sinemalarda 2.Dünya Savaşı’ndan kalma Amerikan haber filmlerini izlettirirlerdi. Siyah beyaz kopyalardaki amaç hem ABD propagandası, hem vakit doldurmaktı. Kahraman müttefikimizin(!)Pasifik adalarının her birine bayrak dikişi alkışlattırılırdı. Daha sonraları tüm salon ve yazlık sinemalarda Kızılderililerinin yuhalattırılması gibi. Kaledekileri kurtarmaya giden süvarilerin alkışlanması örneği.

Aradan epey süre geçti. Coni’nin kalleş, Kızılderililerin mazlum olduğunu öğrenmeye başladık. Gözler yavaş yavaş açıldı.”

Hulki Cevizoğlu ‘İşgal ve Direniş Adlı’ kitabında “1919’da Yunanlıların İzmir’i işgalinin arkasında ABD vardır. O zaman ABD Başkanı olan Wilson, işgali yönetiyordu. ABD Başkanı Wilson o tarihte Paris’te, İngiliz ve Fransız Başbakanları ile ‘Türkiye’nin paylaşımını’ tartışıyorlardı. Wilson ‘Türkler tarihten silinmeli’ diyor.” Hatta Yunan askerleri ABD gemileri ile İzmir’e çıkartılır. Herkes daha düne kadar Yunanlıların arkasında sadece İngiltere var zannederdi.

Kore’de Türk askerini ön safta kullanan ABD yıllar sonra aynı şeyleri bulunduğumuz bölgede yapıyor. Taktik aynı; askeri malzeme ve gıda yardımı havuç gibi servis ediliyor. Tek farklılık ceplere konan dolarlar. Durum şimdilerde “Türklerin hassasiyetini anlıyoruz” yalanlarını yutmaz hale geldik. Aldatılmanın da bir sınırı vardı ve bu çoktan aşıldı.

1974’de Kıbrıs Barış Harekâtında haklı olduğumuz halde Yunanistan’ın yanında yer alıp Türkiye’ye ambargo uygulayan ABD değil midir?

Bugün kaçınız hatırlıyor Muavenet Zırhlısı olayını. Bir ortak tatbikatta ABD muhribinden açılan ateşle gemimiz vurulmuş,askerlerimiz şehit edilmişti. Tuhaf olan, olayın Ermeni iddialarının ABD Senatosu’nda tartışıldığı günlerde olmasıydı. Bu bir tesadüfmüdür? Tabi ki değildi. Ermeni Diasporasının tezgâhına yardımcı olmuşlardı.

Burhan Ayeri: “Tanık olduğum bir NATO gezisinde bugünlere gelişin senaryosunu gözlerimle gördüm. Brüksel’de görevli ABD subaylarının ortada bıraktıkları-belki de kasten-haritalarda Türkiye 4 parçaydı.2 büyük bölme Kürdistan ve Ermenistan yazıları iliştirilmişti.

Kuzey, Trabzon dâhil Ermenistan’a verilmişti. Bazı doğu illeri Sivas dâhil Kürdistan ilan edilmişti. “Sivas’ın ötesine geçemezsiniz diyenler vardı ya!”Benzeşen örneklere pek çok gazeteci şahit olmuştu. Çıtları çıkmadı. Yıllar yılı bunlar görmezden gelindi. Tıpkı Ege’de 18 ada ve kayalığı Yunanistan’a kaptırmamız gibi.”

FETÖ adlı Fethullah Gülen terör örgütünün 1980’li yıllardan bu yana gerek polis, gerek asker, gerek siyaset, gerek bürokrasi, gerek medya ve gerekse iş dünyasında nasıl örgütlendiği ve amacının Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak olduğunu 15 Temmuz darbesi ile ortaya çıktı. Arkasında kim vardı? Emin Şirin şöyle diyor: “Fethullah Gülen mi (?) ABD’yi yönetiyor yoksa ABD mi (?) Fethullah’ı yönetiyor.”

Orta Doğuyu tasarımlamak ve 22 ülkenin sınırlarını değiştirmek için başlattığı Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi bir Haçlı Projesi olup genel amacı da ileride oluşturulacak olan Büyük İsrail devletinin önünü açmaktır.

ABD eski başkanı W.Bouche Irak’a ABD askerleri girdiği zaman, “Ben Haçlı Seferini başlatıyorum ”demişti. Sonuçta: Irak, Suriye, Libya, Tunus bölündü ve milyonlarca Müslüman katledildi, yüz binlercesi denizlerde boğularak öldü ve 4,5 milyonu bugün Türkiye’de göçmen durumunda ve oralarda terör olayları devam ediyor. Mısır’da halkın seçtiği devlet Başkanı ABD tarafından askeri darbe ile devrildi.

ABD ve müttefiklerin Suriye yalanları da Irak’taki yalanlara benziyordu… “Amacımız Suriye topraklarını teröristlerden temizlemek… Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıyız, koruyacağız ve demokrasiyi yerleştireceğiz ”diye diye bölüyorlardı Suriye’yi…

Aynı ABD, Türkiye’nin 911 Km’lik sınırını kendi kurdurttuğu terör örgütleri ile çevrelemiş durumda. “Türkiye’nin toprak bütünlüğüne saygılıyız” diye de aklı sıra Türkiye’yi bölüp orada Kürt Devleti kurup Akdeniz’e bağlamaktı.

Türkiye bunu gördü ve bu oyuna gelmedi. Fırat Kalkanı Harekâtı ve bugün de devam eden Zeytin Dalı Harekâtı ile buna engel olmaya çalışıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri, sınır boyumuzdan Akdeniz’e kadar uzanması hesaplanan melanet koridoruna hançeri soktu. Büyük irade gösterebileceğini ispatladı. Dileğimiz Menbiç ve Fırat’ın doğusu’na da girmek.

Türk Milleti şunu açık ve net olarak gördü: “Amerika Türk Milletini değil terör örgütlerinin müttefikidir. Onun çıkarları önemlidir ”Türkiye’nin mukadderatının müttefiklerin elinde olmadığını da gördü.

Halkımız siyasilerden; iç çekişmeleri ve tarihe mal olmuş olaylar üzerinden siyaset yapmamalarını ve kaba, çirkin söylemlerden uzak durmalarını istemektedir.

Yeter ki Türkiye bugün olduğu gibi yarında tek yumruk tek yürek ordumuzun ardında kararlılıkla dursun. Allah askerlerimize güç ve kuvvet versin, her türlü tuzaklardan korusun.