KURTULUŞ SAVAŞI VE RUSYA

KURTULUŞ SAVAŞI VE RUSYA

                Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak yurdun kurtarılması için çalışmalara başladığında millet yoksul, savaşacak ne insan ne de silah kalmamıştı. Kurtuluş için umut bile yoktu kimsede. Vatan ve millet sevgisi ile yürekleri yanan, demokrasiye aşık kişilerle elbirliği yaparak yola çıktılar ama para ve silah gerekiyordu acil olarak.

                Anadolu’yu yutmak isteyen Avrupa ülkelerinden yardım alınamazdı. TBMM kurularak devlet ilan edildikten sonra Atatürk Rusya devlet Başkanı Lenin’e mektup yazarak yardım istedi.  Lenin kabul etti ve yardımlar başladı. Hem para hem de silah yardımı yapılıyordu. Bu yardımlar Kurtuluş Savaşı boyunca devam etti. 1921 Türkiye – Sovyet dostluk anlaşması imzalandı ve 1936 yılına kadar yürürlükte kaldı.

                Kurtuluş Savaşını kazanmamızda yapılan yardımlar takdir edilmiş ve hiçbir zaman unutulmamıştır. Rus iç savaşında Türkiye’ye kaçan Ruslara yardım edilmiş ve ağırlanmıştır. Türkiye’ye göçen Ruslardan 12 Bin kişiden oluşan bir tümen oluşturulup gönüllü olarak gerektiğinde Türk Ordusuna destek vermişlerdir. Ruslar ve Türkler davranışları ile “kara gün dostu” olduklarını kanıtlamışlardır. Mustafa Kemal “Sovyet dostluğu misakı millinin bir parçasıdır” demiştir.

                Kurtuluş savaşında İngiliz ve Yunan gemileri Karadeniz’de cirit atarken  Rusya’nın deniz altıları, tekneleri, asker ve sivilleri Savaş için yardımcı oluyor, Türk bayrağı çekerek Sinop’a demirliyorlar. Rusya’da Yunan mezalimine karşı protestolar yapılıyor.

                Ruslar uzun süre Türk Devletlerinin ve Moğolların etkisinde kalmışlardır. Bununla ilgili izler görülür Rusya’da.. Nazım Hikmet Türkiye – Rusya arasında Kültür Köprüsü olmuş onun adıyla kütüphane açılmıştır. Birinci beş yıllık kalkınma planında Sümerbank, Kayseri ve Nazilli tekstil fabrikaları Ruslar tarafından kurulup Türk elemanlar yetiştirilir. Atatürk bu kuruluşların ülkemizin kalkınmasına büyük yararları olduğunu söyler. Türk ve Rus makamları karşılıklı ziyaretler, çeşitli geziler ve spor karşılaşmaları yapılır. Sovyet yazar ve yöneticiler Atatürk’e hayrandır. Laik, demokratik ve modern bir ülke yaratmasını hayranlıkla izlerler. Yazar lev Nikulin 1925 – 1933 Türkiye ziyaretini kitap haline getirir. Atatürk’ü olağanüstü bir kişi olarak niteler.

                Atatürk ve İsmet Paşa’nın bu millet için yaptıklarını ikinci Dünya Savaşında Rusya’nın başına geleni örnek göstererek ifade etmeye çalışacağım. İkinci Dünya Savaşına Hitler’in saldırısı ile girmek zorunda kalırlar. Rusya bu Savaşta 26,6 milyon insanını kaybeder. Ülke büyük zarara uğrar. Küçük bir Türk devleti olan Tuva maddi ve manevi gücüyle Rusya’ya yardım eder. Savaşa katılan sekiz bin askerinden sadece 300 kişi sağ kalır. Alman Kuşatması 27 Haziran 1944’de tamamen kaldırılır. Yakınını kaybetmeyen bir tek aile yoktur. İsmet Paşa’nın milletimizi bu savaştan uzak tutmakla ne büyük iş başardığı apaçık meydanda değil mi?

Saygılarımla.

15. 05. 2017

Mehmet Tapar

 

Emekli Öğretmen