ANAMA MEKTUP

Yıllar önceydi. Yaz sıcaklarının iyiden iyiye hissedildiği Mayıs sonu gecelerden biriydi. Ertesi gün öğrencilerime öğreteceğim konuların planlamasını yapıyordum. Tek odalı köy evimin kapısı hızlı hızlı çaldı.

            Işığında severek çalışmaya alıştığım gaz lambasının titreyen alevini çoğaltarak kapıyı açtım. Gelen Ümmü Teyzeydi. Akşamüstü muhtar, asker evladından gelen mektubu getirmişti. Telaşlı bir şekilde “herkes uyudu da gelebildim. Hocanım oku hele şu mektubu kınalı kuzum ne demiş.” Mektubu okudum. “CİĞERİM ANAM” diye başlıyordu.

            O kadar saf, temiz ve doğal duygularla dolu anlatım vardı ki hafızamda derin izler bıraktı.

            Bir anaya ancak bu kadar güzel ve duygulu mektup yazılabilirdi. Bir zaman sonra asker oğlun bu duygularını şiire dönüştürme fikri oluştu beynimde.

            İşte asker oğlun anasına seslenişi:

 

CİĞERİM ANAM!

 

Yüreğin her zaman fırtınadır, tufandır

Yavrunun hasreti sönmez volkandır

Küllenmez ki hiç bu ateş kordur, çıradır

            Kınalı kuzuna ağlama anam

            Vatan namusumdur, yüreğin dağlama anam!

 

Buralar çok soğuk, kardır, boradır

Şehitlerim yüreğimde sonsuz yaradır

Almaz isem öcümü, hayat bana karadır

            Döneceğim belli değil gözleme anam

            Hele bir dur! Yarimi sözleme anam!

 

Sarp kayalar şahinlere dair yuvadır

Bizlere de uçsuz bucak dümdüz ovadır

Şehitlik mi, solunacak kutsal havadır

            Bana kimse “şafak kaç?” demesin anam

            Şafak daha yenice söküyor anam!

 

Baharın kokusu köyü sardı mı?

Yeşil başlı güvel ördek çaya indi mi?

Kırlangıçlar, leylekler yerin bildi mi?

            Bu topraklar canla dolu veremem anam!

            “Önce vatan” dedim dönemem anam!

 

Ekinleri bu yıllık babamla biçin

Dilek pınarından soğuk su için

Anlamadım bu kavga bilmem ki niçin?

            Kavgayı öğretmedin sen bana anam

            Sevmeyi öğütledin hep bana anam!

 

Salakların Mustafa düğün etti mi?

Bahar sonu diyordu davul zurna bitti mi?

Şakir emmim İstanbul’a gitti mi?

            Köyde ne var ne yok de bana anam

            Yadellerde özlemim sana çok anam!

 

Memleketim duman duman gözümde tüter

Bitmez vatan borcu ömürler biter

Makberim başında kırmızı güller

            Ilgıt ılgıt rüzgarda sallanır anam

            Ben almazsam öcümü alırlar anam!

 

Askerlik benim için onurdur, şandır

Her bir nefes bedende onlarca candır

Can değil, canan değil önce vatandır

            Sana söz vermiştim dönmeye anam

            Vatan için and içtik ölmeye anam!

 

 

                                                           Şerare