NAMAZIN BEŞ VAKİT OLMASININ HİKMETLERİ

Her bir namazın vakti mühim değişikliklerin başıdır. Çok büyük ilahi tasarrufların aynasıdır. O tasarruf içinde, ilahi ihsan ve nimetlerin toplandığını görüyoruz.

                O vakitlerde daha çok tesbih tazim ve şükür içinde olmaları için Allah tarafından namaz, insanlara emredilmiştir. Allah’ın büyüklüğü karşısında Sübhanallah (Allah’ım seni her türlü kusur ve noksanlıklardan tenzih ederim) diyerek onu takdis etmek, yine O’nun kemaline karşı Allah’ü Ekber (Allah en büyüktür) deyip Allah’ın azametini ifade etmek ve bin bir türlü güzellikler içinde Allah’ın yarattığı güzel nimet ve ihsanlarına karşı Elhamdülillah ( Ezelden ebede her türlü hamd, şükür ve övgü Allah’a mahsustur) deyip şükretmektir.

                Sübhanallah, Elhamdülillah, Allah’ü Ekber namazın çekirdekleridir. Bu yüzden namazın hareketlerinde bu kelimeler tekrar ediliyor. Hem namazın sonunda; namazın manasını takviye etmek için bu mübarek kelimeler otuz üç defa tekrar ediliyor. İbadetin manası şudur ki; kul Allah’ın huzurunda kendi kusurunu, acizliğini görüp onun sonsuz kudretine muhabbetle secde eder. Allah’ın saltanatı, kullarının ona ibadet ve itaat etmesini gerektirir. Dolayısıyla kul kendi kusurlarını görür, tövbe ve istiğfar eder. Böylece Rabbini bütün noksanlıklardan kusurlardan mukaddes görür. (Sübhanallah) diye bunu ilan eder.

                Hem de yüce kudreti ister ki; kul kendi zayıflığını mahlûkatın acizliğini görmekle hiçbir şeye muhtaç olmayan sonsuz kudretin eserlerine karşı sevgi içinde hayretle (Allahu Ekber) deyip saygı ile rükuya gidip O’na sığınıp tevekkül etsin. Yine sonsuz rahmet hazinesi ister ki; kul kendi ihtiyacını ve bütün mahlûkatın ihtiyaçlarını sual ve dua ile istesin. Allah’ın güzel nimetlerini şükür ile övsün, Elhamdülillah ile ilan etsin. Demek ki namazın hareketleri ve sözleri bu manaları anlatıyor. Bunun için namaz Allah tarafından emredilmiştir.

                İnsan şu kâinatın küçük bir misalidir. Fatiha suresi Kuran-ı Kerim’in nurlu bir numunesidir. Namaz dahi bütün ibadetleri içine alan nurani bir fihristedir. Bütün mahlûkat sınıflarının da ibadetlerine işaret eden kutsi bir haritadır. Namaz vakitleri çok mühim inkılâpların başı olduğu gibi ilahi tasarrufların da aynasıdır.

                *Fecir, ( sabah namazı) vakti, güneş doğuncaya kadar olan vakit; hem insanın anne karnına düştüğü vakti, hem semavat ve dünyanın altı günde yaratılışının birinci gününe benzer ve hatırlatır.

                *Zuhr, (öğle namazı) vakti ise yaz mevsiminin ortasına hem gençlik kemaline hem dünyadaki insanın yaratılış devrine işaret eder. Onlardaki ilahi tecellilerin rahmetini ve feyizli nimetlerini hatırlatır.

                *Asr, (ikindi namazı) ise; güz mevsimine hem ihtiyarlık vaktine, hem ahir zaman peygamberinin ( Aleyhisselatü Vesselam) Asr’ı Saadetine benzer. Onlardaki ilahi işleri ve Rahmani nimetleri ihtar eder.

                *Mağrip, (akşam namazı) ise; güz mevsiminin sonuna pek çok mahlûkların batışını hem insanın vefatını, hem dünyanın kıyamet başlangıcındaki harabiyetini ihtar eder. Cenabı Hakkın celalli tecellilerini hatırlatıp insanları gaflet uykusundan uyandırır.

                *Gece vakti ise; hem kışı hem kabir âlemini hatırlatmakla insan ruhunun Rahman’ın merhametine ne derece muhtaç olduğunu insana hatırlatır. Ve gecede teheccüd (gece namazı) ise; kabir gecesindeki berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir, ikaz eder. Bütün bu inkılâplar içinde Cenabı Hakkın nihayetsiz nimetlerini ihtar eder. Böylece ne derece kendisinin Allah’a şükür ve senaya muhtaç olduğunu ilan eder

                *İkinci sabah ise; öldükten sonraki ikinci sabah olan haşir sabahını hatırlatır. Evet, şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı ne derece makul ve lazım ise, haşrin sabahı da berzahın baharı da o katiyette gerçektir.

                Demek bu beş vaktin her biri; mühim bir inkılâbın başı olduğunu gösterir.  Kudreti sonsuz Cenabı Hakkın zaman içerisindeki büyük nimetlerini hatırlatır.

                Demek insanın asıl vazifesi ve insana borç olan farz namaz şu vakitlerde emredilmesi layıktır ve uygundur.                                                                

MEHMET ERBAŞ                             

 

merbas59@hotmail.com